Buradasınız: Anasayfa / Okul Ödevler / Çalışmanın Önemi İle İlgili Hadisler ve Anlamları

Çalışmanın Önemi İle İlgili Hadisler ve Anlamları

Sponsor Bağlantılar

Çalışmanın önemini vurgulayan hadisler ve anlamları
Allah’ın resulü Muhammed (sav) çalışmaya teşvik etmiş ve çalışan kişilerin çektikleri zorluklar sebebiyle günahlarından silineceğini haber etmiştir.

El Mıkdam (r.a)’dan:

Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Hiçbir kimse kendi elinin çalışmasını yemekten daha hayırlı bir yiyecek asla yememiştir. Allah’ın Peygamberi Davud (as)’da kendi elinin emeğinden yer idi”

Açıklama: Davud Peygamber, aynı zamanda devlet başkanı olduğu halde, zırh yapıp satmak suretiyle geçimini temin ve ondan yemesi, kendi kazancıyla yaşamanın faziletine en güzel delildir. Enbiya 80; Sebe’:U. ayetlerinde
Davud’un bu sanatına işaret vardır.

Ebu Hüreyre (r.a) şöyle derdi:

Rasulullah (sav): “Yemin ederim ki, sizden herhangi birinizin (ipini alıp da dağdan) arkasına bir bağ odun yüklenmesi, verecek yahut vermeyecek olan herhangi bir kişiden istemesinden çok hayırlıdır” buyurdu.

Açıklama: Bu Ebu Hüreyre hadisi, bu konunun en canlı delillerindendir. Çünkü geçimini kazanmaktaki izzeti başkalarına minnet ve sadık yare külfet yüklemekteki zilleti bunun kadar beliğ ve veciz bir tasvir olamaz. Bu hadis Zekat Kitabında da geçmişti.

Aişe (r.a) şöyle demiştir:
Ebu Bekr es-Sıddık halife yapıldığı zaman şöyle dedi: Muhakkak ki benim kavmim, benim kazanç cihetimin kendi ailemi geçindirmekten aciz olmadığım kat’iyetle bilmiştir. Şimdi ise ben Müslümanların işiyle meşgul kılındım. Onun için bundan sonra Ebu Bekr ailesi şu Beytül maldan yiyecek ve Ebu Bekr de Müslümanların Bey-tül malı hesabına kazanacaktır.

Açıklama: Hadis kişinin eliyle çalışıp kazanmasının daha faziletli olduğuna delalet etmektedir. Çünkü Ebu Bekr de eliyle çalışıp, kazancıyla ailesini geçindirirken, halife seçilmesiyle san’atını icra etmeye zaman kalmadığından,
istemeyerek bundan sonra Beytülmaldan yemek zorunda olacağını bildirmiştir.

Ebû Bekr halife seçildiğinde ticaretle meşgul bulunduğu elbiseleri sabahleyin adeti üzere başının üstüne koyarak çarşıya çıkmış. Çarşıda Umer ile Ebu Ubeyde’ye rast gelmiş. Bunlar Halife’ye: Bu ne hal; çarşıda pazarda işin ne? Sen Müslümanların işini yüklendin! demişler. Ebu Bekr; Ya ben ailemi nasıl geçindireyim? diye sormuş.
Onlar da: Biz sana nafaka takdir ederiz, diyerek günlük yarım koyun nafaka takdir etmişlerdir. O zamanın orta piyasasına göre, yarım koyun, iki buçuk dirhem gümüş kıymetindedir (İbn Sa’d, et-Tabakaaf).

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Atatürk’ün bir lider olarak Türk toplumunun yaşantısını nasıl değiştirdi Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top