Buradasınız: Anasayfa / Okul Ödevler / Yerleşim birimlerinde yöneticiler nasıl görevlendirilir?

Yerleşim birimlerinde yöneticiler nasıl görevlendirilir?

Sponsor Bağlantılar

Yerleşim birimlerinde yöneticiler nasıl görevlendirilir kısaca açıklaya bilir misiniz?
Yaşadığımız yerleşim yerleri nasıl yönetiliyor kısaca bu konu üzerinde araştırma yaptım ve aşağıdaki konuları bulabildim umarım işinize yarayacak bilgilerdir. Başarı duasıyla.
Yerel yönetim kuruluşları; Ülkemizde, “il özel idaresi”, “belediye” ve “köy” olmak üzere üç türlü yerel yönetim birimi bulunmaktadır.
İl Özel İdaresi
İl Özel idaresi, “il” denilen idari coğrafyada faaliyet gösteren bir yerel yönetim birimidir. Belediye ve köylerin faaliyetleri, belirli bir yerleşim alanı ile sınırlı olduğu halde, il özel idaresinin hizmetleri, yerleşim alanı içi ve yerleşim alanı dışı, il sınırlan içindeki bütün bölgeyi kapsamaktadır. Bu bakımdan il özel ida­resi, merkezi yönetimle diğer yerel yönetimler arasında, belediyeler ve köylerde veya bunlar arasında yerel ortak hizmetler yürüten “ara düzey” bir yerel yöne­tim birimi olarak tanımlanabilir.

Bir yerde il özel idaresi kurulabilmesi için, söz konusu yerin il statüsüne kavuş­turulması yeterlidir. Başka bir ifade ile bir yerleşim biriminin kanunla il statü­süne kavuşturulması ile birlikte, başka bir işleme gerek kalmaksızın, otomatik olarak orada il özel idaresi de kurulmuş olmaktadır. Bu bakımdan merkezi yö­netimin taşra örgütü olan il ile yerel yönetim birimi olan il Özel idaresinin hiz­met yürüttükleri alan aynıdır.

Belediye Yönetimi
Yerel yönetim kuruluşları içinde en önemlisi belediyedir. Nüfusumuzun yakla­şık %80’i belediye sınırlan içinde yaşamaktadır. Ülkemizde 2007 yılı itibariyle 3225 belediye bulunmaktadır.

Belediyenin, yönetim sistemimiz içinde yaklaşık 150 yıllık bir geçmişi bulun­maktadır. Belediye, il özel idaresi gibi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e intikal eden yerel yönetim birimlerindendir. 1930 tarihinde kabul edilmiş olan 1580 sayılı Belediye Kanunu, ülkemizdeki belediyecilik deneyimine önemli katkı sağlamış ve 75 yıllık uygulamadan sonra yerini 03.07.2005 tarihinde kabul edilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’na bırakmıştır.

Türkiye’de iki çeşit belediye bulunmaktadır. Birincisi, bütünüyle Belediye Kanunu’na göre kurulan ve çalışan belediyeler; ikincisi ise yalnızca büyük kent­lerde faaliyet gösteren ve farklı bir statüye tâbi olan Büyükşehir Belediyeleridir.

Yeni Belediye Kanunu, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması çerçevesin­de, belediye yönetiminde önemli yenilikler getirmiştir. Bu Kanunun, büyük ölçüde, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, yeni kamu yönetimi anlayışı, gelişmiş ülke deneyimleri ile uygulamada ortaya çıkan sorunlar, ülkemizin reel gerçekleri ve 150 yıllık belediyecilik deneyiminin etkisi altında hazırlandığı görülmektedir. Kanunun getirdiği başlıca yenilikler şöyle sıralanabilir:

1. Belediyenin kuruluş koşullan yeniden düzenlenmekte ve ölçeği büyütül­mektedir. Bir yerleşim yerinde belediye kurulabilmesi için gerekli nüfus kriteri, 2.000’den 5.000’e yükseltilmiştir. İl ve ilçe merkezlerinde belediye kurulması zorunludur. İçme ve kullanma suyu havzaları ile sit ve diğer ko­ruma alanlarında ve meskûn sahası kurulu bir belediyenin sınırlarına 5.000 metreden daha yakın olan yerleşim yerlerinde belediye kurulması yasak­lanmıştır.

2. İdari ve mali özerklik ilkesi getirilmiştir. Yeni Kanunda belediye, “belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere ku­rulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan; idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi” olarak tanımlanmaktadır.

3. Yetki ve görevlerin belirlenmesinde, tadadi (liste usulü sayma) ilkeden, yetki ve genel yetki ilkesine geçilmiştir. Kanunda, belediyelerin yetki ve görevleri, konu olarak belirtilmiş, liste halinde sayılmamıştır.

4. Mahalle, belediyenin bir yönetim birimi haline getirilmiştir. Mahalle muhtarı, mahalle sakinlerinin gönüllü katılımıyla ortak ihtiyaçları belirlemek, mahallenin yaşam kalitesini geliştirmek, belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilişkilerini yürütmek, mahalle ile ilgili konularda görüş bil­dirmekle yükümlü kılınmıştır.

Yetki ilkesine (ultra vires) göre belediyeler, ancak yasama organının açıkça yetkilendirdiği konularda faaliyet gösterirler. Belediyeler, yasaların yasaklama­dığı alanlarda hizmet yürütmekle yetkili değildirler. İngilizler bu ilkeyi benim­semişlerdir.

Liste ilkesine göre, belediyelerin yetki ve görevlerini kanunlar liste halinde teker teker saymaktadır. Buna “tadadı” (sayma) usul de denilmektedir. Yürür­lükten kaldırılmış bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunu belediyelerin yetki ve görevlerini, büyük ölçüde bu ilkeye göre belirlemiş; “genel yetki” ilkesine de yer vermişti. Yeni Belediye Kanunu ise, yukarıda belirtildiği üzere, “yetki” ve “genel yetki” ilkelerini benimsemiştir.

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Emeviler döneminde doğuda ve batıda feth edilen yerler neresidir Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Etiketler: yerleşim birimlerinde yöneticiler nasıl görevlendirilir, yerleşim birimlerinde yöneticiler nasıl görevlendirilir kısaca, yerleşim yerleri ve yöneticileri, yerleşim birimlerinde yöneticilernasıl görevlendirilir

6 yorum

  1. teşekkürler

  2. Çoooook uzunmus AMA sagol

  3. çok güzel

  4. aslında çok güzel

  5. benim yazcak yerim yok

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top