Buradasınız: Anasayfa / Sorularla İslamiyet / İnsan Duada Kendini Günahkar Bilmeli

İnsan Duada Kendini Günahkar Bilmeli

Sponsor Bağlantılar

İnsan Duada Kendini Günahkar Bilmeli

Duâ esnasında insan kendini günahlı, kusurlu, cezaya müstehak biri olarak görmeli; sevapları boyundan aşmış, her türlü İlâhî lûtfa lâyık biri şeklinde hayâl etmemelidir. Zaten insanın ömrü ibâdetle ve sevap kazanmakla geçmiş de olsa, bunlar verilen İlâhî nimetlerin bir tekinin bile karşılığı olamaz. Meselâ, ömür boyu geceli gündüzlü ibâdet eden kimse, gözünün, elinin, ayağının şükür karşılığı olarak bu ibâdetleri gösteremez. Hatta bir tek dakika nefes almamızın karşılığı dahi olamaz, bütün ibâdetlerimiz.
Bunun içindir ki, duâlarda:
Yâ Rab, bana adâletinle muamele edersen cezaya mâruz kalırım. Ben adâletini değil; fazlını, rahmetini, ihsanını, lûtfunu bekliyorum. Ancak lûtfunla, kereminle kurtulurum, şahsî meziyet ve kemâlimle değil. Şayet meziyetim varsa, bütününü toplasam, bir tek dakikalık nefes alış nimetinin karşılığı bile olamaz… diye düşünmeli, dâima ihsan-ı ilâhîyi dilemeli, İlâhî afva iltica etmelidir.

Bir zaman kendine güvenen mağrur biri duâsında:
Yâ Rab, ben senin adâletini bekliyorum. Bana adâletinle muamele eyle… diye yalvarıyormuş.

Bir gün düşmanları yakalayıp ayağından bir ağaca asarak çırpınışını zevkle seyretmeye başlamışlar. Debelendikçe çevresindekiler gülüşüyor, eğleniyorlarmış. Nihayet söylenmeye başlamış:

Yâ Rab, ben senden adâletini istemiştim. Bu mu adâletin? Bana böyle mi yapacaklardı? diye sızlanmış. O sırada kulağına şu sesler gelmiş:

Evet adâletim budur. Senin bu halin adâletin icabıdır. Zira sen değneğinin ucuna çivi çakmış, onunla zararsız sinekleri iğneliyor, böcekleri çiviye geçiriyordun. Onların çırpınışlarını da güle güle seyredip, eğleniyordun. Tıpkı şu anda senin çırpınışını güle güle başkaları seyrettikleri gibi. Şu halin, işte o yaptığının kısas’ıdır. Kısas adâletini yaşıyorsun. Sen başka canlıya yaparken iyi de, başkası sana yaparken kötü mü?… Adâlet istedin. İşte adâletin gereği.

Hemen duâsını değiştirmiş:
Yâ Rab! Bana adâletinle değil; fazlınla, ihsanınla, afvınla muamele eyle… demiş, ip kopmuş, yere düşüp kurtulmuş.
Ahmet Şahin.

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Cunnilingus (oral ilişki) Caiz Midir Caiz Değilmidir? Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top