Buradasınız: Anasayfa / Sorularla İslamiyet / Müslüman Kadının, Aile, Çevresi Ve Örnek Olması

Müslüman Kadının, Aile, Çevresi Ve Örnek Olması

Sponsor Bağlantılar

Müslüman Kadının, Aile, Çevresi Ve Örnek Olması
Müslüman Kadının Aile Çevresi Ve Örnek Olması

Evli Olan Kadın;
1- Dede ve ninesinin
2- Anne ve babasının
3- Kocasının
4- Çocuklarının
5- Küçük kardeşlerinin
6- Hala, amca, dayı, teyzesinin
7- Kaynana ve kaynatasının
8- Kayınlarının
9- Kardeşinin hanımlarının
10- Damat ve gelininin
11- Kocasının birden fazla hanımının
12- Kendisinden büyük kardeşinin
TORUNUDUR
KIZIDIR
HANIMIDIR
ANNESİDİR
ABLASIDIR
YEĞENİDİR
GELİNİDİR
YENGESİDİR
ELTİSİDİR
KAYNANASIDIR
KUMASIDIR
KÜÇÜK KARDEŞİDİR
Evli müslüman hanım, etrafı için örnek, model insan olmalıdır. Çünki;
“Mü’min, mü’min kardeşinin aynasıdır.” (Ebu Davud, Edeb, 49)
Davetçi kadının örnekliği yoksa, etrafını aydınlatamaz.
Davetçi kadın, model insan olmamışsa; çocuklarını eğitip, terbiye edemez.

Evli Olan Erkek;
1- Dede ve ninesinin
2- Anne ve babasının 3-Hanımının
4-Çocuklarının
5- Küçük kardeşlerinin
TORUNUDUR
OĞLUDUR
KOCASIDIR
BABASIDIR
AĞABEYSİDİR
6- Kendisinden büyük kardeşinin
7- Hala, amca, dayı, teyzesinin
8- Kayınpeder ve kayınvalidenin
9- Kayın ve Baldızının
10- Torunlarının
11- Damat ve gelininin
KÜÇÜK KARDEŞİDİR
YEĞENİDİR
DAMADIDIR
ENİŞTESİDİR
DEDESİDİR
KAYNATASIDIR

* EVLİ KARDEŞ HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ?
Nikahlı hanımın delikanlılık döneminde sevgilindi! Olgunluk döneminde arkadaşın oldu. İhtiyarlığında ise, hasta bakıan olacaktır. Kadın kendi başına ne güldür ne de diken, Koklamasını bilirsen gül olur, Tutmasını bilmezsen diken olur.
Çirkin kadın diye birşey yoktur. Yalnız güzel görünmesini bilmeyen bazı kadınlar vardır.

* HER ANNE VE ANNE ADAYI
Evini, ev işlerini en güzel bir şekilde idare etmeli, kocasına ve çocuklarına huzurlu bir ortam hazırlamalı, çocuklarını en güzel bir biçimde terbiye etmelidir.

a- AİLE YAPISINI SAĞLAMLAŞTIRAN SEBEPLER
1- Allah(c.c.) (c.c.) için sevmek, (Dinde kardeşiz)
2- Dost ve yardıma olmak,
3- İstişare etmek,
4- Dengeli davranmak,
5- Sabır ve tahammül,
6- Ayıp örtücü olmak,
7- Gerektiğinde özür dileyebilmek,
8- Karşılıklı güveni sarsmamak,
9- Kalp kırmaktan sakınmak,
10- Yaptığı işlere çirkin-kötü dememek,
11- Daima temiz ve bakımlı olmak,
12- Hataları iyiliklerle düzeltmek,
13- Kadın itaatkar, erkek adil olmalıdır,
14- Takdir etmeyi, değer vermeyi bilmek,
15- Selamlaşmak, hediyeleşmek,
16- Aralarındaki özel, mahrem hayata itina etmek,
17- Çocukların yanında tartışmamak,
18- Birbirlerinin zevk anlayışına hassas ve saygılı olmak,
19- Birbirlerine iyi niyetle bakmak.
Aile hayatını sigortalamak isteyen her karı-koca işte bu tes-bit edilen önemli hususlara riayet etmelidir.

b- AİLE HAYATINI ZAYIFLATAN VE EVİ CEHENNEME ÇEVİREN SEBEPLER
1- Huyların uyuşmaması,
2- Eşlerin birbirini anlayamaması,
3- Eşine ve eşinin yakınına saygısızlık,
4-İnatçılık,
5- İnanç ve görüş ayrılığı,
6- Sinir ve öfke,
7- Bencillik,
8- Başkalarının sözüne bakmak,
9- Kaynana baskısı,
10- Eşlerden birinin diğerini ikinci plana itmesi,
11- Koca baskısı,
12- Kötü alışkanlıklar,
13- Güvensizlik,
14- Mali sıkıntı,
15- Haline razı olmamak,
16- Eşlerden birinin başka birini sevmesi,
17- Cinsel tatminsizlik,
18- Kadının fiziki yapısının bozulması,
19- Birbirine alışmış olmalan ve kötü çevre. Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.

c- MUTLU AİLENİN GÖRÜNTÜLERİ
1- Evlilik yemininizi her zaman aklınızda tutun “SEV- SAY -BAĞRINA BAS”
2- Eşinizi, başkalarının eşleriyle kıyaslamayınız,
3- Kına sözler ve davranışlar, kalıcı izler bırakır,
4- Evlilikler bahçeye benzer. İlgilenirseniz serpilir gelişir. İhmal ederseniz ölür.
5- Başarılı bir evlilik, aynı kişiye bir çok kez aşık olmayı gerektirir.
6- Açıklamalar, mazeretlerden daha iyidir.
7- Eşinize sizin değil, onun beğeneceği hediyeler alın.
8- Kabul edin, savunmaya geçmeyin.
9- Her günün sonunda eşinize zaman ayırın.
10- Evlilikler değil, insanlar başarısızdır.
11- Eşiniz temizlikçi değil, hayat arkadaşınızdır.
12- Evlilikte kaçmak ve vazgeçmek tehlike işaretidir.
13- İşiniz için çalıştığınız gibi, evliliğinize de çalışın.
14- Beyini kapıda güleç yüz ve tatlı dille karşılayan kadın, evine huzur ve saadeti misafir etmiş olur.
15- Beyinize gazete, kitap ve mecmuayı düzelterek verin.
16- Efendisinin davranışlarına bakarak karşılık veren hanım, ömür boyu mutluluk içinde yaşar.
17- Öfkelendiğinizde sert bir mektup yazın, sonra yırtın.
18- Karı-koca birbirleri ile sohbetleşme kültürünü öğrenmelidir.
19- Bir evliliğe ne verirseniz, onu alırsınız.

d- PROBLEMLERİNİ AZA İNDİREN VE BİRBİRİNE SAYGILI OLAN MUTLU BİR AİLENİN HAYAT SEYRİNDEN ALINTILAR

1- karı-koca olarak birbirlerine “Neden olmasın, olur” ahlakı ile ahlaklanmıştır.
2- Bazen güneşin doğuş ve batışını birlikte izler ders alırlardı.
3- Onlardan biri telefonla konuşurken, diğeri telefondan uzaklaşırdı.
4- Birbirinin ailelerine saygılı olurlar ve aleyhlerinde konuşmazlardı.
5- Bir senenin programını ortaklaşa hazırlarlar ve uygularlardı.
6- Eşler birbirinden gazete istese, düzelterek verirlerdi.
7- Mutfaklarını bile eğitim yapılan bir ortama dönüştürmüşlerdi.
8- Evin erkeği işinden geç gelecek olsa, mutlaka eşine haber verirdi.
9- Sofraya birlikte oturur ve birlikte kalkarlardı.
10- Ev içerisinde ayn odalarda olsalar bile, birbirlerine bağırarak konuşmazlar, birbirlerine yaklaşarak konuşurlardı.
11- Her ayın muayyen günlerinde kocası, hanımına en üst seviyede anlayış gösterir, hanımı bundan azami derecede memnun kalırdı.
12- İmkan nisbetinde hanım, bazen öğle yemeğini hazırlar ve beyinin çalıştığı yere kendisi götürür ve birlikte yerlerdi.
13- Hanımı, ara ara sevgi ve saygı ile alakalı küçük mesajlar yazar ve beyinin cebine ondan habersiz olarak bırakırdı.
14- Vakit bulduklannda kitap evlerini birlikte dolaşır, yeni basıma giren kitap ve mecmualar hakkında bilgi edinirlerdi.
15- Evin hanımının en itina gösterdiği husus; işinden gelen beyini kapıda güler yüzle karşılamak ve stresini almak olurdu. Beş dakikalık bu fedakarlığa, beyi tam 24 saat fedakarlık sergilerdi.
16- Şakadan da olsa, birbirlerine kına lakaplar vermezlerdi.
17- karı-koca birbirini olduğu gibi kabul etmişlerdi.
18- Başladığı işi mutlaka bitirirler ve verdiği sözü yerine getirirlerdi.
19- Eşlerden biri hata işlediği zaman, derhal özür dilerdi.
20- Sabah namazından sonra bazen birlikte kültür fizik yaparlardı.
21- İstemekte utandığı meseleleri birbirine yazı ile bildirirlerdi.
22- Günün ve haftanın akış seyri ile alakalı programlı yaşarlardı.
23- Sevgiyi lafla değil pratikte yaşarlar, sevgiyi fiil haline getirirlerdi.
24- Birbirlerinin beğendiği şeyleri söylerler ve beğenmediklerini görmemezlikten gelirler, içlerinde kin ve buğza yönelik bir şey tutmazlardı.
25- Evlerinde herkesin yerini bildiği İlk Yardım Çantası bulundurur ve acil durumlarda ilaçların nasıl kullanılacağını pratikte öğrenirlerdi.
26- Eşlerden biri veya ikisi, kaf iyyen yatağa kızgın olarak yatmazdı.
27- Birbirleri ile konuşurlarken kibar ve nazik olur, asla seslerini birbirlerine karşı yükseltmezlerdi.
28- Gün aşın telefonla birbirlerini ararlardı. Özel bir isteklerinin olup olmadığını sorarlar ve istenilenleri yerine getirirlerdi.
29- Mübarek gün ve gecelerde evin hanımı kıyafeti ile, yemek çeşidi ile ve ev düzeni ile farklılık gerçekleştirirdi.
30- Birbirlerinin ceplerini karıştırmazlar ve bu hususta güvenlerini zedeleyecek söz ve tavırlardan şiddetle kaçınırlardı.
31- Evin hanımının, mutfağın bir yerinde asılı panosu vardı. Burada; “Yapılması gerekenler” başlığında liste hazırlar ve herkes üzerine düşeni yapardı.
32- Gerek hanım ve gerekse erkek, evliliklerinde mutlu olan aileler başta olmak üzere aile ziyaretlerine önem verirlerdi.
33- Evin hanımı, monotonluğu sevmez, evini güzelleştirmek için her şeyi denerdi. Teypten en çok dinlediği sureler; Yasin, Mülk, Tahrim, Nur, Ahzab ve Nisa idi.
34- Evin hanımı, kocasının haberi ve izni ile, kendisinden yaş ve tecrübe olarak büyük olan bir hemcinsini kendisine danışman olarak seçmişti. Ufak cinsten de olsa bazı olayların düzeltilmesi konusunda, ona danışırdı.
35- İnsanlık hali, bazen bazı olaylara karşı öfkelendiğinde, sinir küpü dolu bir mektup yazar ve daha sonra yırtarak çöp tenekesine atardı. Tüm derdi, beyine karşı olumsuz bir söz ve tavır ortaya koymamaktı.
36- Karı-koca anlaşarak evliliklerinin ilk dönemlerinde üç ay boyunca hiç kimsenin gıybetini yapmamak konusunda karar vermişlerdi. Evlilikleri üzerinden on sene geçmesine rağmen hiç kimsenin gıybetini yapmazlardı.
37- Onların özelliklerinden birisi de şu idi; Kendi kendilerinin hatalarını ve hatalı yönlerini yazmak, tesbit etmek ve bunları sırası ile düzeltmek.
38- İlk evlendikleri dönemden itibaren, sık sık gündem maddeleri oluşturur ve onlar üzerinde tatlı tartışmalar yaparak, konuşma sanatını öğrenmişlerdi. Şimdi onlar hem sohbet etmede ve hem de birbiriyle konuşmada mutluluğu zirvede yaşıyorlar.
39- Birbirlerine karşı kullandıkları kelimelerin başında teşekkür kelimesi gelirdi. En tüçük bir hizmetin karşılığı “Teşekkür” ile noktalanırdı.
40- Evin reisi, buyurgan bir erkek değildi. İsteklerinde “Lütfen” kelimesi en çok dikkatle kullandığı bir kelime idi.
41- Gerek hanımda ve gerekse beyde birbirleri hakkında tuttukları bu notlarda sevdikleri ve sevmedikleri hususlar yazılı idi. Bu hususlara çok büyük çapta önem verirlerdi.
42- Hanım şayet mutfakta iş yapacaksa; beyinden izin alır ve “Bir isteğin var mıydı?” sorusunu sorar ve geçici olarak beyini yalnız bırakırdı.
43- Ev içinde dahi oda kapılan kapalı ise, eşler oraya girmek istediğinde kapıyı vurur, selam verir ve öyle girerdi.
44- Evlerini, Allah(c.c.)’ın rahmet nazarı ile baktığı evlerden yapmak için üzerlerine düşen vazifeleri ihmale uğratmadan gerçekleştirirlerdi.
45- Hanımın özel günlerinde, kocası yatmadan önce üç defa ih-las, felak ve nas surelerini okur, hanımının üzerine hafifçe üfler ve elleri ile mesh ederdi. Bunu yaparken de, Peygamberimiz Hz.Ai-şe’ye de böyle yaptığını söyler ve yatma anında bile Peygamberimizle farklı bir irtibatı kurmak isterlerdi.

Abdullah BÜYÜK

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Yusuf Suresi 100. ayette geçen hz. Yusuf'a yapılan secdenin mahiyeti nedir ? Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top